01-21//45.5126° N, 73.6802° W

Dünyanın öbür ucuna, demişlerdi

Hayallerin Gemisi’ni hatırlatırdı bana, korkardım

Aklımda olan geride bıraktıklarım değildi, umuyorum ki hiçbir zaman olmayacak

Açamadığım kapıların yasını tutuyorum sadece

Ve geri dönerken mutlaka ki beni bulan birbirinden düzensiz, uykunun ve durgunluğun seslerinin zihnime yaptıklarının.

 

Ağlamak

Hakkında artık eskisi gibi mi düşünüyorum emin değilim

O gece ( ?) bedenimdeki her kas birbirine sarılırken

Gözümden akan yaş hakkında düşüncelere sevkolacak zamanı bulamadı bilinç tabakası

 

***

 

Dünyanın öbür ucunda bile sana özel belirli kelimelerimden ve adetlerimden vazgeçmedim

Ama bu sefer her zamankinden daha dikkatli dinledin

 

***

 

İlk gözyaşı kim bilir kime ait,

 

***

 

« Nihai Uçuş »

nasıl bir hacim ve ihtişamdı

seni sarmalayan gökyüzünde patlamalar

gece ve renk

hep paylaşmak geldi içimden o ışıkları bile

senelerdir

 

***

 

Şimdi yaşını almış gözlerle birmiş gibi

Karşılıklı geçmişe ağlıyorum

Onun aklının köşelerinden her bir tarafına yayılan izlenim bu coğrafyanın eski, eski zamanları

Ben başka yerlerde hüznü düşlüyorum

 

İlk gözyaşı kim bilir kime ait

 

***

 

Alacakaranlığın mavisine yayılan dumanı izledim

Sanayinin ağır metalleri

Ve bu şehrin en güzel aşk şarkısı eşliğinde

 

***

Bazen en tepedeyken ismi kaçıverirdi ağzımdan

İster gökdelenleri, ayna binalardan bulutları izliyor olayım

İster tanıdık sesler olsun etrafımda zihni delen

İster bembeyaz alçak evlerin ve mavi panjurların önüne uzanmış olayım

İsmini söylerim

Senin bu durumun idrakına ulaşmanı hayal edemiyorum

Belki de bunu yapmana yardımcı olabilecek bir şey icra etmiştim yazıda

Simdi o da kim bilir nerededir

 

***

 

Ben yine yâd ederdim belki buralardaki zamanlarımı

Mutlaka ki yanımda değil etrafımda olurdu

Hatırlasana ne güzeldin diyebilirdi bana ancak yıllardan sonra

Yedi bin kilometre uzakta olurduk

Ve hiç dokunmamış

 

***

 

tabii ben büyüttüm onu 

kendisi de söylerdi 

“burası bizim”

oğlum nerede

 

***

 

iyi bir yalandan güzel ne vardır ki şu hayatta

yavaş yavaş tepeye yürüyenleri vardır

oralara yerleşirler

ya da bir sokak aşağınızda yaşarlar

 

 

bazen küçük çocukları da rahatsız ederler

ama onlar tepededirler, içleri rahat olsun

 

 

sizi temin ederim ki

kuş gibi hafif açtım gözlerimi

bir kuş gibi hafif

aklımda birbirinden güzel yalanlar

bir de büyük heyecanla ve tasviri mümkün olmayan atılgan hüzünle konuşan o adam kulaklarımda

 

kutsal hayatlardan bahsederdi

ve en son aşamayı geçtiğini anlatırdı

siyah bir yılanın vahşetini

siyah yılan hayatının en güzel yalanı ve zihninin dehşet verici şakasıydı ona

kitabının bir zamanlar kendisini tanımadığını da kapalı kapılar ardında bilirdi

neyse ki zaman onu ve onun gibileri de kurtarmıştı

ve bir şekilde en sadıklardan oldular

adı geçmeyen kahramanlardan da çok bahsederdi

üzüntüsü ve hırsı içinde

sonra yılanı hatırlayıp

sakinleşirdi

 

evet, kaldır o silahlarını havaya !

 

***

 

bir sabah gideceğiz

gitmek istediysen hep

gitmek için hiçbir zaman geç olmaz derdi biri

ona hak vermiyorum

çünkü geç olur eninde sonunda

ve buna rağmen gidersin

bazı şeyler kaybolur

 

 

o bizi bıraktı ama ışık geceleri bize dokunmadan duvarlara ve tavana geçiyor

hissediyoruz odamızda bizi es geçen tehlikeleri

 

ayrıldıktan sonra

kuzeybatıya

ve yıllara dokunmak

 

***

 

seni ben nasıl özlemem

hep görüyorum geceleri

hastane yatağının başında

üç kişisiniz

bir de siyah yılan köşede

 

biri, evim, güven dolu

biri, içimdeki sonsuzluğu emmiş erkenden, zehrim

biri, hissim, içimde kalıp kalabilene sarılmış, tanıdığım ilk duygu

 

sizi seviyorum

 

***

yılan sırıtıyor

sırıttığını bilirsiniz başının havaya doğru yükselmesinden

 

***

 

 

Anlattıkları her şeyi gördüm şehirde

Yükselmelere

Ve patlamalara verdikleri önem

Betonarme

Veya su ve pas halinde şehrin öbür ucunda

Gösterdi bana kendini

Bana açıldı orası

Sereserpe acılarıyla

Açıldı

 

Etraf ıslanmaya yüz tutuyordu ki

Onların kendilerine özgü çürümüşlüğünü idrak ettim,

Su ve fabrika,

Dönme dolap

Nehirden ufuk çizgisi

Victoria’nın metal işçiliği

 

 

Hüznü yoğuran yer

Kimse anlamadı beni ve oradaki durumu

Atlantik’in üzerinde gözyaşlarımın durmamasını

 

Siz olmadan ben ve şehir de olmazdık

Yolunuz açık olsun

 

 

***

 

Hatırladım ve tanıdım sokaklardaki kararsızlığı

Metali ve eski tuğla binaları

oradan başka bir yerde olmak istemiyorum

 

akan ışıklar ve adamız,

iyi uykular

uyandığınızda yanınızda olacağım

 

 

 

 

 

 

 

 

One Reply to “01-21//45.5126° N, 73.6802° W”

  1. Cinaedi adlı kullanıcının avatarı Cinaedi dedi ki:

    Harikulade.

Cinaedi için bir cevap yazın Cevabı iptal et

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun. Tema: Viva Themes tarafından Soho.