Dünyanın öbür ucuna, demişlerdi
Hayallerin Gemisi’ni hatırlatırdı bana, korkardım
Aklımda olan geride bıraktıklarım değildi, umuyorum ki hiçbir zaman olmayacak
Açamadığım kapıların yasını tutuyorum sadece
Ve geri dönerken mutlaka ki beni bulan birbirinden düzensiz, uykunun ve durgunluğun seslerinin zihnime yaptıklarının.
Ağlamak
Hakkında artık eskisi gibi mi düşünüyorum emin değilim
O gece ( ?) bedenimdeki her kas birbirine sarılırken
Gözümden akan yaş hakkında düşüncelere sevkolacak zamanı bulamadı bilinç tabakası
***
Dünyanın öbür ucunda bile sana özel belirli kelimelerimden ve adetlerimden vazgeçmedim
Ama bu sefer her zamankinden daha dikkatli dinledin
***
İlk gözyaşı kim bilir kime ait,
***
« Nihai Uçuş »
nasıl bir hacim ve ihtişamdı
seni sarmalayan gökyüzünde patlamalar
gece ve renk
hep paylaşmak geldi içimden o ışıkları bile
senelerdir
***
Şimdi yaşını almış gözlerle birmiş gibi
Karşılıklı geçmişe ağlıyorum
Onun aklının köşelerinden her bir tarafına yayılan izlenim bu coğrafyanın eski, eski zamanları
Ben başka yerlerde hüznü düşlüyorum
İlk gözyaşı kim bilir kime ait
***
Alacakaranlığın mavisine yayılan dumanı izledim
Sanayinin ağır metalleri
Ve bu şehrin en güzel aşk şarkısı eşliğinde
***
Bazen en tepedeyken ismi kaçıverirdi ağzımdan
İster gökdelenleri, ayna binalardan bulutları izliyor olayım
İster tanıdık sesler olsun etrafımda zihni delen
İster bembeyaz alçak evlerin ve mavi panjurların önüne uzanmış olayım
İsmini söylerim
Senin bu durumun idrakına ulaşmanı hayal edemiyorum
Belki de bunu yapmana yardımcı olabilecek bir şey icra etmiştim yazıda
Simdi o da kim bilir nerededir
***
Ben yine yâd ederdim belki buralardaki zamanlarımı
Mutlaka ki yanımda değil etrafımda olurdu
Hatırlasana ne güzeldin diyebilirdi bana ancak yıllardan sonra
Yedi bin kilometre uzakta olurduk
Ve hiç dokunmamış
***
tabii ben büyüttüm onu
kendisi de söylerdi
“burası bizim”
oğlum nerede
***
iyi bir yalandan güzel ne vardır ki şu hayatta
yavaş yavaş tepeye yürüyenleri vardır
oralara yerleşirler
ya da bir sokak aşağınızda yaşarlar
bazen küçük çocukları da rahatsız ederler
ama onlar tepededirler, içleri rahat olsun
sizi temin ederim ki
kuş gibi hafif açtım gözlerimi
bir kuş gibi hafif
aklımda birbirinden güzel yalanlar
bir de büyük heyecanla ve tasviri mümkün olmayan atılgan hüzünle konuşan o adam kulaklarımda
kutsal hayatlardan bahsederdi
ve en son aşamayı geçtiğini anlatırdı
siyah bir yılanın vahşetini
siyah yılan hayatının en güzel yalanı ve zihninin dehşet verici şakasıydı ona
kitabının bir zamanlar kendisini tanımadığını da kapalı kapılar ardında bilirdi
neyse ki zaman onu ve onun gibileri de kurtarmıştı
ve bir şekilde en sadıklardan oldular
adı geçmeyen kahramanlardan da çok bahsederdi
üzüntüsü ve hırsı içinde
sonra yılanı hatırlayıp
sakinleşirdi
evet, kaldır o silahlarını havaya !
***
bir sabah gideceğiz
gitmek istediysen hep
gitmek için hiçbir zaman geç olmaz derdi biri
ona hak vermiyorum
çünkü geç olur eninde sonunda
ve buna rağmen gidersin
bazı şeyler kaybolur
o bizi bıraktı ama ışık geceleri bize dokunmadan duvarlara ve tavana geçiyor
hissediyoruz odamızda bizi es geçen tehlikeleri
ayrıldıktan sonra
kuzeybatıya
ve yıllara dokunmak
***
seni ben nasıl özlemem
hep görüyorum geceleri
hastane yatağının başında
üç kişisiniz
bir de siyah yılan köşede
biri, evim, güven dolu
biri, içimdeki sonsuzluğu emmiş erkenden, zehrim
biri, hissim, içimde kalıp kalabilene sarılmış, tanıdığım ilk duygu
sizi seviyorum
***
yılan sırıtıyor
sırıttığını bilirsiniz başının havaya doğru yükselmesinden
***
Anlattıkları her şeyi gördüm şehirde
Yükselmelere
Ve patlamalara verdikleri önem
Betonarme
Veya su ve pas halinde şehrin öbür ucunda
Gösterdi bana kendini
Bana açıldı orası
Sereserpe acılarıyla
Açıldı
Etraf ıslanmaya yüz tutuyordu ki
Onların kendilerine özgü çürümüşlüğünü idrak ettim,
Su ve fabrika,
Dönme dolap
Nehirden ufuk çizgisi
Victoria’nın metal işçiliği
Hüznü yoğuran yer
Kimse anlamadı beni ve oradaki durumu
Atlantik’in üzerinde gözyaşlarımın durmamasını
Siz olmadan ben ve şehir de olmazdık
Yolunuz açık olsun
***
Hatırladım ve tanıdım sokaklardaki kararsızlığı
Metali ve eski tuğla binaları
oradan başka bir yerde olmak istemiyorum
akan ışıklar ve adamız,
iyi uykular
uyandığınızda yanınızda olacağım


Harikulade.