Tag: #yazı

KEHRIBAR

Uvertür Zaman ve serabın en yorucu ve aldatıcı uyumuyla her yıl yeniden tanışıyorum. Hallerimi ve hayallerimi baştan tanıdığım, tükendikçe güzelleşen bu görkemli yapıların içerisinde en yılgın zamanlarımı kabulleniş ve barışla sindirirken, yüksek sonbahar havasını ve kendi yüreğime olan özlemimi derin bir yorgunlukla çekiyorum içime. Bir gün daha. Bir hafta daha.

ATALET

En son bu deftere yazdığımda daha tanışmamıştık. Şimdi, yarın yokmuş gibi yazıyorum, böyle nefes alabiliyorum paylaştığımız bu yılın içinde. Akşama doğru, ölümleri düşünüyorum. Düşünceler de, rüzgarlar da, bu saatlerde güneşin elini gecenin boynuna kadar uzattığı bu ülkede birbirinin içine akıyor. Yalnızların her birinin kadehinin içine savaşlarca yorgunluk doluyor. Âna ve

AİT OLMADIĞIN YERLER

Kulaklarım çınlıyor. Bu sefer geri alınamaz, affedilemez bir sözün, bir mimiğin ya da bir terkin arkasından kopan çığlığın yadigârı. İdea, bu kadar derin olmasına katlanamadı asla hayal kırıklığının. Şeylerin ilk örneği, suratıma sağlam bir tokat indirdi. Aklımın en gergin lastiğinin bu kadar ani fırlayıp gideceğini öngöremedim. Bu sebepten, bulantı bu

5. TRANSATLANTİK SEFER

Tren, sırtından binicisini fırlatmaya çalışan bir beygir gibi, çıldırmışçasına kayıyor rayların üzerinde. Hepinizin hayali benimle. Bazı günler yalvarışlarım ağırlaşır ve o hırçın ateşle, üç büyük aşkımı, yatağımın etrafında, beni izlerken hayal ederim. Yumruklarında karanfiller, kendilerine “ben” mucizesini hatırlatırlar, elveda ederim. Halbuki her seferinde, mutlaka, istemediğim kadar söylenecek şey vardır. Tek

TATİL

Ellerini yukarı uzatmış, gerindikçe uzuyor sanki teknenin cılız parmaklıklarına karşı. Ben hayatımda ve yazdıklarımda o olaydan beri virgül yerine noktayı kullandıkça, nasıl kullanıldığını hatırlamaya ve her sonun üzücü olmayışını kendime öğretmeye, sık sık bizi bulabilecek sonlara alışmaya çalışıyorum. Bazı anlar, zihninin berraklığına öylesine hayran kalıyorum ki bütün gece vakti serzenişlerini,

SESSİZLİKLER ÜZERİNE

Yazmıyorsun, yazmaya çalışıyorsun. Detaylar önemli değil. Hayatında bir şey yazmış olarak ölmüş kişi çok az, ve iyi olmak istediysen de hayatında o kadar nadir olmak hiç istemedin. İçeriğin üstünlüğü nadirliği beraberinde getirirdi. Eğer kendinden bir şey çıkaramayacak olursan (herhangi bir sebepten) onca sorumluluk , ziyan , hepsi omuzlarında. Yazmaya çalış.

ŞEHİR- YAŞAMIN ALTIN ÇAĞLARI

Tüm hayallerimiz sanki o havuzun etrafındaki mermerdendi Korkunç, ümitsiz bir an istedim Ve kendimi bu şehirde bulmayı aniden Yol boyu hepimize daha fazla kapı açan Müzikler çalsın Hiçbir üstünlüğü olmayan Son derece basit sesler “Başka bir anlamı olması gerek” diye düşünürdüm bu yalınlıkla bu kadar sarsılmamın sonra yaşamın tesadüfi seslerini

İHTİMALLERE DAİR

Aniden gelen tutku ve aktarma hissi sadece zihnen rahat olduğumuz zamanlara özgü. Eline kalemi alıp kazıman gerekir bazen aklını etrafını kendini   havanın içinden bedenin oksijeni seçmesi gibi bazen yakıtını bulması ve hep bilmesi gerekir insanın bunu fazlasıyla geç fark etmiş olsam da kendimi suçlayamam harfler boşluktan bana gelirdi önceden

LAZARUS

Uzun süreden beri huzuru ilk defa bana bahşeden Mabedimde yazıyorum El yazım bile farklı geliyor Belki kalemi her zamanki hışmımla Öfkemle Tıkanmışlıkla bastırmadığım için kağıda   Bildiğimi ve çözdüğümü düşündüğüm Her şeyi tekrar düşündüm son aylarda Çok şeyi çözmüş gibi görünüyorum sanırım birinci katmanda Çözüp çözebildiğim şeylerin de katbekat derinleri

VIOLET

batıya gitmek istiyorum daha da batıya güneş daha geç batsın istiyorum ve size dokunmak istiyorum olmak ve oldurmak her şeyin daha büyük olmasını çok büyük hissediyorum bu şehirde küçülmek küçücük olmak istiyorum bunun şehirde hayatta kalabilmek için gerekli olduğu yerlere gitmek sanayi materyallerinin tonlarını izlemek feribotta birbirinden farklı hayalimin sudan

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun. Tema: Viva Themes tarafından Soho.