Tag: #karalama

Estet ve 80 Yıl

içine doğduğumuz güzelim zincirleri andık bugün onları renk renk boyadığımız günleri beni, bana ne verip, ne beni bu bedenin içine koyduysa bu yaptığına rağmen daha fazla ışık almama tahammülü yok   —   kurtarılmış toprakları kaybeden bir ben varım ilk günümde ilk defa günışığından bir müzik ile açıldı perdeler uyandık,

EV

Gitmek istediğim yeri gidemeyeceğim yer gibi sevmedim hiç Müzikalleri ve tiyatroyu izledim Ailemizdeki  bir çoğunluk da bu kıtanın hayaliyle yaşardı hep Yakındı da   ***   Her şeyin daha anlamlı göründüğü saatlerde söyledim bunu yabancı sayılabilecek birine Bu konudaki ilk dürüstlük örneği “gitmek istediğim yer” ile alakalı tüm parçalar  birbirine

DEVOILEMENT

La Vérite Sortant du Puits, Edouard Debat-Ponsan

OrchId

Gerçek dertler ve gerçek olmayan dertler ayrımı.   Bunlardan herhangi birine sahip olabilirim, fakat başka parametrelerin varlığını değiştirmiyor bu. Bitmek tükenmek bilmeyen hırs, arzu,   mutsuzluğunu başka yerde yaşa kıkırdamalar   Dokunma dışında hiçbir duyuma hitap etmeyen bu oluşumun bir yerini tuttuğumda diğeri sallanmaya başlıyor sanki ve sadece biz böyle

InsIde the flame

İyilik başka bir yerden anlık bir görüntü, gölge, bazı çakışan anlarda gördüğümüzü ve hissettiğimizi sanıyoruz onu. Sonrasında sanrı gibi hatırası ile sızlıyoruz, tuhaf bir nostalji, farklı bir acı. Hayatımız boyunca anıyoruz ve arıyoruz onu. Birbiriyle etkileşmeyecek ve birbirini doyurmayacak istekler için olan inancımızın içine koymak için arıyoruz onu. Titriyor, çatlakları

kayma yahut “yıldönümü” (3)

https://www.nasa.gov/mission_pages/chandra/multimedia/flame-nebula.html

op.72

Bu aralar takımyıldızlar ile ilgileniyorum Ayrıca bundan bağımsız veya değil, yüksek mekanlarda seni veya şu an uğuldayan her neyse onu dinlemek isterdim Farklı göklerde parlayan ama hurda olan her şey gibi değil çünkü suni bir ışık değil istediğim, ancak doğal olduğu sürece o kadar parlayabileceğine inanması çok zor olanlar,  

Yol Boyu

Çatırdayan ve titreyen alışmışlık, beni kavrayışına betimsizce alıştığım hastalık ve kuruntu, metalik tınıyla sızlayan rüyalar ve artık fazlasıyla eskimiş olan birçok şey.  Akışı uyarmak ve kışkırtmak için sayfalarca okudum. Hafif bir değişim hissetsem de gelen, beni saran her ne ise aynı hafiflikle soluyor, kayboluyor her seferinde. Düzenli birtakım aktivitelerde bulunmak

alışkanlık 

bütün gece bekledim. her tarafım ağrıyana kadar ve her hücrenin ağırlığını pis bir borç gibi taşıyarak, sancılı ve durağan, gri ve beyaz arası pis bir renge sahip yorgunlukla bekledim.  şu gecede olmasını beklediğim şeyin buraya kadar kendimi zar zor getirişime hakareti, düzeltilip durulan çerçevenin bir şekilde her zaman yamuk oluşuna

Koridorlar

On altısı gecesi mutlak bir ışık, rahatsızlık verici bir eminlikle uyandım. Kuyruklu  elbise, zarif ama neredeyse ölü bir varlığı arkamdan sürüklemek, gecenin en uygunsuz saatinde. Sıcak ve ıslak, benim olmayan bir bilincin akışı. Sesler her duvardan daha güçlü sekiyor sanki ve etrafı seçmek ızdırap. Zor zamanlar. Kelimeler ile alakalı birçok

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun. Tema: Viva Themes tarafından Soho.