Tag: #karalama

KEHRIBAR

Uvertür Zaman ve serabın en yorucu ve aldatıcı uyumuyla her yıl yeniden tanışıyorum. Hallerimi ve hayallerimi baştan tanıdığım, tükendikçe güzelleşen bu görkemli yapıların içerisinde en yılgın zamanlarımı kabulleniş ve barışla sindirirken, yüksek sonbahar havasını ve kendi yüreğime olan özlemimi derin bir yorgunlukla çekiyorum içime. Bir gün daha. Bir hafta daha.

ŞEHİR- YAŞAMIN ALTIN ÇAĞLARI

Tüm hayallerimiz sanki o havuzun etrafındaki mermerdendi Korkunç, ümitsiz bir an istedim Ve kendimi bu şehirde bulmayı aniden Yol boyu hepimize daha fazla kapı açan Müzikler çalsın Hiçbir üstünlüğü olmayan Son derece basit sesler “Başka bir anlamı olması gerek” diye düşünürdüm bu yalınlıkla bu kadar sarsılmamın sonra yaşamın tesadüfi seslerini

İHTİMALLERE DAİR

Aniden gelen tutku ve aktarma hissi sadece zihnen rahat olduğumuz zamanlara özgü. Eline kalemi alıp kazıman gerekir bazen aklını etrafını kendini   havanın içinden bedenin oksijeni seçmesi gibi bazen yakıtını bulması ve hep bilmesi gerekir insanın bunu fazlasıyla geç fark etmiş olsam da kendimi suçlayamam harfler boşluktan bana gelirdi önceden

LAZARUS

Uzun süreden beri huzuru ilk defa bana bahşeden Mabedimde yazıyorum El yazım bile farklı geliyor Belki kalemi her zamanki hışmımla Öfkemle Tıkanmışlıkla bastırmadığım için kağıda   Bildiğimi ve çözdüğümü düşündüğüm Her şeyi tekrar düşündüm son aylarda Çok şeyi çözmüş gibi görünüyorum sanırım birinci katmanda Çözüp çözebildiğim şeylerin de katbekat derinleri

Şarap Lekesi

sadece kendimi güvende hissetmek istedim benim inşa ettiğim bir güven ortamı değil daha farklı bir şeydi aradığım kendiliğinden oluveren sadece bunu istedim bir süre oluverdi sonra yuvarlanmaya başladı asla durmadı tökezlemiyor da duvara çarpıp durmuyor arkadaşlar sadece yuvarlanıyor *** hiç yoktan sigara kokuyor saçlarım yine kendi kendime icat ettiğim bir

pembe

Bu cam duvarların içinde mi doğduk söylemeniz lazım bana Etrafımda ne varsa genişliyor sanki burada Şehirlerin uzun yıllar önceki hallerine buralardan bakmak Pis yağlardan önceki hallerine Bakmak gibi Bütün çiçekler Saten Kendini kanıtlamaya çalıştığı bütün anlar ikna etmiş bizi bu yıldızlara kadar *** gölün kenarında geçirmişler geceyi sabah biri var

Güveyi Öldürmek-II

2A   boğulmak için ona ihtiyacım yok   aynaya baktığımda artık hiç zorlanmıyorum bunu benim için yapacak başkaları da var   sadece bakanlar ve isteyenler bu yüzden aniden yanakları pembeleşenler   başka kaynaklardan beslendikleri de olur bazen   Mesela o en saçma, en yoz sularda süzülürken ben durmadan üretiyorum etrafında

Güveyi Öldürmek-I

En son üç sene önce dokundum bu deftere En son üç sene önce bu koltukta yazı yazdım Her şey üç sene önceki kadar kötü mü Yoksa sadece biraz daha fazlasıyla mı tanıştırılıyoruz O yüzden mi biraz da benzemiyor   ***   tükenen bağlara harcanan fazladan mesailer ayrıca sürekli birbirinin yerini

Defne Çelengi, Zaman, Ölüm

Tamamlanamamış bir ifadeye bağlı bir düş kırıklığının yapışıp kaldığı bu kalemle yazıyorum Daha farklı bir odadayım bu akşam   Bir sanatçının bitir(e)mediği bir eser parçasına addedilmiş, iskeleti onların ses duvarlarıyla inşa edildikten sonra adına yapışıp kalmış bu kişilerin ellerinden geleni yaptıkları birkaç dakika var önümde Sahiplenir gibi Üzücü bir uğraş

01-21//45.5126° N, 73.6802° W

Dünyanın öbür ucuna, demişlerdi Hayallerin Gemisi’ni hatırlatırdı bana, korkardım Aklımda olan geride bıraktıklarım değildi, umuyorum ki hiçbir zaman olmayacak Açamadığım kapıların yasını tutuyorum sadece Ve geri dönerken mutlaka ki beni bulan birbirinden düzensiz, uykunun ve durgunluğun seslerinin zihnime yaptıklarının.   Ağlamak Hakkında artık eskisi gibi mi düşünüyorum emin değilim O

WordPress.com'da Blog Oluşturun. Tema: Viva Themes tarafından Soho.