batıya gitmek istiyorum
daha da batıya
güneş daha geç batsın istiyorum
ve size dokunmak istiyorum
olmak ve oldurmak
her şeyin daha büyük olmasını
çok büyük hissediyorum bu şehirde
küçülmek
küçücük olmak istiyorum
bunun şehirde hayatta kalabilmek için
gerekli olduğu yerlere gitmek
sanayi materyallerinin tonlarını izlemek feribotta
birbirinden farklı hayalimin sudan yansıyıp suratımı yakmasını
binaların birbirlerinin üzerine kapaklanacak gibi olmasını
binalarda camların içinden birbirlerine bakan hayatların
bir diğerine projeksiyonunu
izlemek istiyorum her gece
yeşillikle işim bitti
gri
kırmızı
mavi
sarı istiyorum
artık samimiyetten bahsetmeyin bana
samimiyet için ayrılmış olanlar belli
vahşileşip sertleşiyorum
değişim hızı beni de
gafil avlıyor bazen
fakat öngörmekten çok sıkıldım
sorun etmiyorum
inanılmaz bir ivmeyle keşfediyorum
tüm bunların yanında
saçları
korseleri
ve kıvrımları
sabaha karşı
bir mekandan çıkıp bakakaldığımız her şeyi
ve senin köşeden sigaran elinde
bana bakışını istiyorum
(deka)dans
yenilik
hareket
makyaj
cam ve metal istiyorum
kişisel beton baharımı yaşıyorum
beton ve ısı her şeyi değiştirdi bizim için
her şeyi
***
en ucuz hayatlardan
yıllar sonra
en pahalılarını barındıran
yapıları gezdim
tek bir alanda
betona adapte olmuş serada bitkiler
gri ve yeşil
istediğim tek yeşillikti
tarih ağlarının nasıl birbirine dolandığına
tanıklık ettim
mimariler ve insanlar
sürekli birbirine göz kırpıyor
kültür ve acılar sevişiyordu
emeği geçen insanlar arttıkça
yaşanmışlıkların ağırlığı yüklenmişti yapıya
yağmurun altında
ve ben çok üşüyordum
titredikçe hikayelerin daha derinine düştüm
çelişkilerin
hayatımın tatlı ekşi bir kısmının tadını hissettim
her adımımda
asla unutmayacağım
o “lojmanın” hayalini
kulağımdaki müziğin o alanla birleşmesini
şimdi o geçmiş şakaklarımda atıyor
dinledikçe
lojmandan,
en prestijli toplu konut projesine
ve paralı sanatın kalbine
sadece yılların eseri
zamanın ne olduğunu bilmiyorum
ama her fırsatta
içine düşüyorum
bir şekilde seviyorum böyle olmasını
değişime dokunabilsem
eminim ki çok sıkılırdım
***
bu şarkıda onun adı var
güzel bir kadının
ve güzel bir erkeğin
garip cümlelerimin çoğunu ona borçlusunuz
yürümek istiyorum onunla
pahalı sokaklarda
bir sonraki yeni yılı birlikte kutlamak
onun parlak elbiseleriyle
ve küçüleceğimiz şehirde
insanlara değil ama insanların hissettirdiklerine aşık olmak
yeni bir şey değil
bilginin
iyi kullanılmış bilginin
ve deneyimin her yerimden akmasını istiyorum
palmiyelerin, hiç değişmeyen mevsimlerin olduğu yerde
vücudumun hiç yavaşlamadığı yerde
kendimi sonsuz bir yazın içine attım
farklılık ve yenilikle dolu
şeytani anlaşmalar yapılırdı sözde
ruhundan vazgeçenlerin bini bir para
onları suçlayamam
ruhun pek bir değeri kalmadı
herkes müthiş görünüyordu
sokaklar çok pahalı ve pisti
fiziksel olarak değil
kimsenin ellerini tutmak istemedim ve
kendime aşık oldum
insanlar hayatı boyunca senin şu olduğun noktaya gelmeye çalışıyor
demişti biri
bunu ben pek anlayamadım
hâlâ orada olduğumu düşünmeyi seviyorum
döneceğimi bildiğim için
yay gibi kaşlar
hava dansçıları
çekik gözler
burası bizim sirkimiz
saatlerce boyamak kendini
kendinden başka kimse için değil
ben sadece bunlar
ve birkaç başka fikir için yaşıyorum
***
bu spirale bu kadar erken gireceğimi
asla tahmin etmemiştim
arzularım öylesine berrak ki
yapamamak söz konusu olmaktan çıktı çoktan
şimdiye sarılmak
hiçbir zaman şimdi gerektiği kadar gerekmemişti
boyalı gözler
şimdi
yere çarpan her adım
bundan daha fazlası olduğunu bilen
arayan ellerim
damlayan bilinç
şimdi
bundan daha güçlü hiç olmadın
utanmadan
sıkılmadan
koş
tanışman gereken onca insanın
eğer başaramazsan
yaşayacağı sebepsiz can sıkıntıları
seni hiç tanımamış olmanın
o garip nedensiz karın ağrıları olarak dönüşü için
koş
avuçlarında bütün adımlar
bütün hız
bütün uçaklar
bütün denizler
bütün şanslar
o erkek, kadın ve onun gibi milyon hisse sebep olan varlıklar avcunda
ilk defa benliklerinin hepsi aynı fikirde
ve yalvarıyorlar tutman için
***
gece üç
çıkış
sana baktım güvensiz gözlerle
ikinci deri gibi oturmuş elbisem ışıkların altında
işte şu an ulaştın
oradasın diyorsun
olduğun şeye
özüne yapıştın
özüne güvendin
ve şimdi oradasın diyorsun
gözleri açılmış bir melek gibi
gözleri bir kere açılmışsa melek nasıl olabilir diyorum
parlak technicolor ışıkları arasında
kalbindeyiz hırsın
sokakta pek ses yok
şehir ne kadar genç olsa da
camların ve metallerin de
yansıtıcılığını izliyorum
hayatımız boyu sadece ışık benliğimizden sekiyor
ve sadece onu yansıtıyoruz
diye düşünüyorum
dediği gibi, her zaman hayalini kurduğum her şeye sahibim
ve bu uğurda feda etmem gerekmiş tek bir şeyden
asla bahsetmiyorum
sadece mor elbisesinde bel kıvrımını
mor taşları ve edasını
izlemeye devam ediyorum
çünkü bu kadarına karşılık önemi yok artık
olsa bile, benim için çok geç
ruhsuzların arasında gerçek bir şahesere dönüştüm
ve bu yüzden endişelenmeme gerek yok
diyorum kendi kendime
***
daha çok insanı görmek
bilmek istiyorum
tüm bu dediklerime rağmen.
onunla da
o dünya güzeli
kadın
ve erkekle de
böyle tanıştım
yakın olandan ümidimi kestiğim zaman.
belki de onu fazla büyüttüm gözümde
fakat o içimden
katbekat renk ve ton çıkardı
birine yüklediğiniz herhangi bir anlam
içinizden çok daha geniş başka bir şey çıkarırsa
onun bunu hak etmiş olup olmaması konu dışıdır artık
cinsiyetsiz
aidiyetsiz
her şey ve hiçbir şey
ilham perim
tüketim ritüeline
kendi imzamı attım
ve benden daha
“var” olan kimse yok artık

