yüzleri görünce akıllarını yitirmemeleri için yağmurdan kaçtık
sadece bu değildi sorun, zaman daraldıkça sanki daha da saldırganlaştık. Silah patlamaları ile özdeşleşen anılar her zaman ilginçtir.
En son gözümün alabildiği her yer bembeyazdı, on bir yaşında, ses ile aynı anda geriye doğru devrildi. Beyaz ve kırmızı o günlük birbirine karışmamış olsa da benim nefesim şüphesiz kesildi.
bunun ele avuca sığan tek kalıbı
bir günün birçok farklı anına rağmen biraz daha fazla ağlamaklı gündüzün güzelliği
ya da letafetin enkarne halleri ve geceler
yapmam gerekenin etrafında daireler çizerek teğedindeki her şeyi yaptım, hatta öyle pasif bir şekilde ki tamamen sessiz, yavaş yavaş mumu ve yansımayı sorgulatarak
mum ve ışık, ya da hafızanın solup duran sancıları gibi
hepsinin birbirlerine bakarak çürüdükleri elverişli bir zindan hayal ediyorum
hayalsi boyutlar, küp gibi basit bir objenin sekiz farklı köşesinde repetitif anılar, ışık, zaman, unutulanlar
onları en değerli sapkınlıklarınız gibi saklayın veya tanımadıklarınızın hakkındaki türlü düşünceleriniz gibi
fantazm
yanakları gerdikçe yakan gülüşler için bu kadar çaba yersiz, vazgeçin
en başarılı aktörler bile böyle yapar.
komediyi seyret, hisset, yaşa
bu da ışıkları çatırdayarak sönen totemler üzerindeki yalanlara benzer
veya bundan çok uzak, kullanılma amacındansa çok farklı, sonunda zihnime yazabileceğim bir bütün, enteresan bir gravür
***
şehirlilerin küçülen bedenlerinin yanında kafalarının asla müsait olmadığı bir beyin genişlemesine zorlanmaları, hareketin şüphesiz azalması yeni bir şey değil
havaalanlarında ayrılanlar
havaalanlarında ölenler

