Bu aralar takımyıldızlar ile ilgileniyorum
Ayrıca bundan bağımsız veya değil, yüksek mekanlarda seni veya şu an uğuldayan her neyse onu dinlemek isterdim
Farklı göklerde parlayan ama hurda olan her şey gibi değil çünkü suni bir ışık değil istediğim, ancak doğal olduğu sürece o kadar parlayabileceğine inanması çok zor olanlar,
Bugün buralardan ayrılmış olman gerekiyor, umarım başarabilmişsindir çünkü ara ara kederleniyorum hayatında istediğin birçok şeye
Başımı bir anlığına çevirdim ve saatler geçti sanki, veya sadece ışığa dalmışım
Buna rağmen aklımda bir gravürsün sen artık,
Ayrıca bir de danteller vardı, görünenin altında olan
Unutmak kelimesinin kökündeki talihsiz sürçme
***
İstediğimi alacağımın teyidi için iki saat boyunca koltuğun çizgilerini izledim,
Dokudaki sıkıntı hâlâ parmak uçlarımda, iki saat içinde veya herhangi bir süre zarfında seninle felsefeden konuşmayı gerçekten istemem
Pek bir şey hissedemedim, sansür iyi işleyen tek mekanizman. Yine de yaşanan bir mihenk taşıdır ve bundan sonra altmıştan fazla gün bizi götürmez.
Klişe olduğu kesin fakat güzel yerlerde iyi hislere kapılmak da şüphesiz ki zamansızdır.
***
Resmen kulaklarımda parlıyor hasret, diğer notalar ile birlikte
Dördüncü gece, hâlâ kendime gelemiyorum
Bedenimde her sinir artık tek bir arzu için titriyor, bu gibi cümlelerin çevirisi kısaca
“Hiç bitmesin”
***
İsmin daha mantıklı ansızın
ve umuyorum ki orası hatırladığım kadar sessizdir
23 saat ve 57 dakika
inleyiş(ler)
zaman her zaman şimdi ama sinemanın farkına vardıran şey sinemanın fotoğrafıdır.
***
yarattıklarımız ve sanatımız doğa içinde uyumludur (özünde)
ateşler içindeyiz şimdi
“önem” var mı gerçekten yoksa yüksek mekanların özlemi mi tahakkümün içindeki
bu ayırt edilemez son birkaç seferdir,
asla okunmaması gereken tüm yazdıklarım uğruna kapatıyorum artık perdeleri
açlığın tecavüzü bu sırada zehir gibi farklı
vahim enfeksiyon ve mimari
sisin (boşluğun) içinden seçtiklerimin aidiyeti konusundaki tutucu fikirlerim,
şüphesiz ki geçen gece dahi zaptedilemezdi asla
öfkenin en kirli hali
en yoğun hislerden biri nefretin potansiyelini yapış yapış bir ağırlık gibi taşıyıp, korkunç bilinç ve farkındalık içinde seviyesini bulamayanlar, durgun, anlamsız, beklenmedik kolaylık içinde kıvrananlar olarak yarattı bizi
-eller- tutuşunun gücü var olan, fakat yetmeyen, asla yetmeyecek her şeyin ikna kabiliyetindeki başarısızlığa yakın
alışkanlıkların asla evrilmeyen hinliklerinden payıma düşeni aldım,
yüzün bomboştu en güçlü yıllarımız boyunca
ve tüm güzelliğim yemin ederim ki eziyet gibiydi

