17.02

Dönüşüm dışında daha inatçı olmayı sürdüren kokular ve müzik oldu uzun süre.

Bu öğleden sonra hafifçe şaşırtıcı çünkü umut yok oluşa ve boşluğa ilk defa bu kadar yakın, bunun dışında ise daha önceden gördüğüm alımlı, hatta güzel sayılabilecek bir surat hayal kırıklığına uğrattı beni. Bir hayli ilginç olmakla beraber, tadını bildiğin bir şeyde anımsadığın tadı tekrar tattığında bulamamak gibi.

Bir şekilde de haz verici. Keşfedildiği sanılan tadın kıskançlığını yapmak, fakat sonrasında farklı bir açı, farklı bir ışık, rahatlama.

***

Daha önce de belirttiğim gibi, tek yapmam gereken önümdekini uzanıp tutmak, hatta çekmekti. Fakat sanırım, (ne yazık ki) ben birtakım şeyleri kendi kendime önüme koymaktan hoşlanıyorum. Gereksiz, ve hatırı sayılır bir zaman kaybı oluşu,  gerçekliğini azaltmıyor.

Yasaklı bölgelere her gün dokunmanın en özgürleştirici durum oluşu gibi düşüncelerden kesin olarak uzak durun. Günden güne eskisinden beter kölelik gelişiyor, farkında olmadan hepimiz bir şekilde boyun eğiyoruz. Çember ritüeli, gözünü nihayet açabildiğinde bulunduğu yere defalarca gelmiş olduğunu yeni yeni fark ediyor insan. Aynı zamanda sorunların çemberdeki yerleri.

Bir kelime veya daha sıcak sulara bir seyahat her şeyi değiştirebilirdi.

***

Çok kısa bir kusma. Hayatta şanslı isem bir kez başıma gelebilecek yırtıcı tutkuya ihanet suçu, saflığın, el değmemişliğin etrafında şekillenmiş bir ruh veya sadece önemsiz, ve hatta umutsuz bir beden, bol ve boş bir inleme.

Bulanık bir ironi veya hayatın en çaresiz yerinden, hatta kadının da birçok farklı veya çaresiz yerinden yükselen vurucu bir haz, vahşi ve sıkıntılı, tamamı ile kayıtsız sevgilinin intikamı.

Tam orada değilsin hâlâ.

***

Yansımalar, aynalar, sonsuzluk arzusuna rağmen temel içgüdünün, en acınası oyunumuzun esansının umarsızca kaburgalarımızı terk edişi.

Sigaranınki gibi bir saçma kokuda bile anının taşınabilirliği,

Solmuş şeylerin düzensiz, darlayıcı müziği,

Yakalamak için çok geç, spektrumun en alakasız yerindeyiz.

***

Dudakların, ağzın kıvrımlarında anlamsızca esir veya sıkışıp kalmış,

ya da

bolluk ve coşkuyla haykırılan isimler,

Tahmin edilebilir olsa da, bizi alakadar eden birinci kısım.

Sıcak renklerin başlangıcını ve ardından tokat gibi gelen soğukluğun böyle radikal olmasını kimse arzulamadı,

Buna rağmen hayattaki en tutkulu iki şey olduklarına tüm benliğimle inanırım.

***

Bazı objelerin, bazı boyutları yoktur.

***

Birçok şeyin renkleri ve biçimleri isteksizce keskinleşti, bunlar ve bazı çiçekler gibi birkaç olguyu korumalıyım artık.

 

 

Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun. Tema: Viva Themes tarafından Soho.