Yeni Yıl

Sokak bir kez daha sessizleştiğinde “var”lığın hala ikiye ihtiyacı yoktu. Sisin içinden yutulmuş bir düşünce, çözünmeyen zehir.

Kanıt, yok oluş.

***

Hatalı şemalar, zavallı bir öngörü.

Güneşli günler/ endişe sürekliliği… Sirenleri duyuyorum .

Yavaşça üzerime kapanan duvarlar duyuluşu kadar dramatik olmadı hiçbir zaman. Görülmüş en huzurlu kabulleniş, “anlam”ın hissedildiği tek yer, yani dört duvar arası.

Nefes. En cüretkar ışık, tam arkamdan vuruyordu. Kemanları biraz olsun susturabilseydim. Susturabilseydim 720 saatlik körlük, en vurucu şekilde sona ererdi. Zirve.  En kışkırtıcı alışkanlığım ve en temel içgüdüm, tam arkamda duruyordu.

Kıvraklık, yalan, politika. Sanat.

***

Bir suyun içinde

Nefes tutmak

Çıplak yüzmek, (şehvetli dışavurum, aynı  zamanda yeni zamanlara kısa bir bakış, bu eski fotoğrafların köşelerini kesmek)

Derinlikte çöken kulak zarı. Duyulmuyor, artık ben de duymuyorum.

Sana zarar vermeyi seviyorum

***

Korku ve arzu. Bu ikisi hakkında sayfalarca yazabilirim. Birbirini ateşleyen iki his, iki olgu. Hayatta en gerçek iki şey olsa gerek.

Çıldırtıcı, hain seksapele sahip kişi.

 ***

En dengesiz grafikler, bağlı olan ellerim ancak şimdi çözülüyor, beraberinde başlayan sürüklenmenin  sorumlusu her zamanki şarkılardan bir olsaydı, keşke.

Her zaman var olacak kor. Buhranın gereksiz derecede fizikselleşebileceği çok parlak bir gerçek haline gelmiş durumda. Korun kayıtsızca yaktığı deri. Fizikselleşmek.

Rastgele iyi şeyler olsaydı, bugün de aynı yerde  oturuyor olmazdım. Birtakım şeylerin üzerindeki kontrol mercek altına alınmalı.

Herkes çığır açmak ister, ve bunun gerçekliği yalanla sağlanır. Acınası olguların ambalajları. Kendi hayatını pazarlamak. Artık bu devrim (!) niteliğindeki olaylara şahitlik etmek uğruna ne yazık ki ışığa çıkmalıyım.

***

Taze kan gerekiyor artık bazılarına. Bunlar kesinlikle tatminsiz, genelde doğa gereği çekici, kaba, muazzam varlıklar. Böyle olmaları gerekiyor.

Kendimizi göz önünde saklayabiliriz, gerçekten. Korkunun, kapıda beklediğini sandığımız gerçeğin, “yüzleşme”nin dizlerinin bağı çözülür. Tam da bunlar, tereddüt ve inkar edilemez arzunun içinde varolabilecek oluşumlar.

Aynı şeye, aynı derde, aynı kayba yası asırlarca farklı şekillerde tutabilir, yayabilirsin, herkesin yasına dönüştürebilirsin, yeterince zekiysen.

***

Kıyafetimdeki alevin sıcaklığıyla uyandım. Karanlıkta dokunduğum ve yokladığım her şeyin bir ayna olması için neler vermezdim.

***

Bilginin doruğuna ulaşmak bile alacakaranlığın varlığını değiştirmeyecek, hiçbir zaman.

 

 

 

 

 

Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun. Tema: Viva Themes tarafından Soho.