Sürpriz (Alternatif Sarhoşluk)

Bu kadar derin bir çürüme nadir görülüyor olsa gerek.

1. Anlaşma

Her türlü bozukluğu tamir etmeye çalışma yöntemimiz, ve sanki her seferinde farklı bir karar vermek isterken istikrarımızın içine düşüyoruz. Doğana ihanet ettiğini görmeyi delice arzuluyorum bazen. Herkes bu zamana kadar yapabildiyse, karanlık çökene kadar birikmiş bütün özlemin korlarını göğsüme bastırabilirdim.

Göğsünü dağlamak, evet sanırım tam olarak hissettiğim şey buydu, kutsal birkaç saat içerisindeki en ağır acım.

2.Cayma

Buna ikimiz de fazla yabancı değiliz. Anlaşabildiğimiz her konu bir gün yine de tepetaklak olmaya zorunlu bir nevi, kaldı ki sen çok uysal olabiliyorsun. Ama ne yazık ki her şeye rağmen, saatlere, “içtenliğe” ve  arzuya rağmen, her seferinde kor ve külü birbirinden ayırmakta zorluk çekiyorsun, çekiyorum. Bu konuda yaşadığın herhangi bir aldanma zaten her zaman kabulüm oldu. Bunun bilinmesi ürkütücü. Gerçekten her seferinde aynı konuda birbirimize söz veriyoruz, ben sözümü tutarken ışığın ve belirli bir tipteki rüzgarın etkisini sırtlanmak zorundayım. Hepsini kapsamak senin için de zor olsa gerek. Umrumda olabilir mi, bilemiyorum (sanmıyorum). Daha fazla yumuşatamam hiçbir şeyi.

3.İç Dünya ve Yeni Masumiyet

Orijin. Haberin olmayan bir sürü şey bu evrede gerçekleşti. Her yazının ve her bilincin boş katmanları var. Her katmanda yeni masumiyet veya iç dünyanın birkaç küçük izi vardır fakat hiçbir zaman benim girme fırsatı bulduğum bir takım yerlere yaklaşamazlar. Senin bile bunu yapman şaşırtıcıydı. Yazdığım her kelime benim de en derin zihinsel akışlarımdan  kopup geliyor olsa gerek, artık bastıramadığım birçok şeyin olup bitmesinden.

Deniz taşıtları.

Hasta köpekler.

Hastane ve bar sokağı.

Gözümü dikip bakışım.

 

4.Palyaço Öldü

Yabancı olmadığın bir kavram. Ölene kadar devam etmesini isterdim bu önerinin. Nasıl bir dışavurum hayal ettiğini hiçbir zaman bilemeyeceğim sanırım , ama bu önemli değil. İkimizin de tarifsiz bir saplantıyla bağlı olduğu, uzun süredir ihmal ettiğimiz müzikle her şey alev alacak yakında. Daha ne kadar önünde durabiliriz bilmiyorum. Sürekli, aptalca kendi kendine yarattığın kafesinin ve illüzyonun içine düşüyor olman gerçekten, gerçekten hiç de önemli değil (!). Tüm vücudun tasvir edilemez bir şiddetle, beyninde salgılanacak zehirle tekrar hayata dönerken, her hücrenin titreyeceği ve tehlikeli bir istekle çalkalanacağı zaman bunu anlayacaksın, ancak o sırada hiçbir şekilde umrunda olmayacak. Bunun için beklemek gerekti her zaman. Bu, tutku olarak tanımlanabiliyor. En güçlüsü. Oldukça yabancı olduğun bir şey. Açlığının ve alışılmışlığının hakkında sayfalarca yazabilirim, içinde olduğumuz durumun akıl almaz sığlığına rağmen. Oldukça gülünç.

5.Festival Havası

En kararsız kısım. Klasik müziğin bir kısmı eşlik ediyor.

Deniz. Bütün dengelerin nasıl değiştiğini yavaşça fark ediyorum. Tam o ilk anda hiçbir şey canlı değildi. Hiçbir şey gerçek veya “olması gerektiği gibi” olmadı hiçbir zaman.

İnsanlar, o insanlar hatalarını eşelediler aylarca. Nasıl olduğunu anlayamasam da böyle bir gücün vardı, az kalsın ben bile kanabilirdim. Ama sonrasında seninkiyle beraber, seninkinin rehberliğinde bile denebilir, birçok illüzyonu keşfettikçe olup biten her şeyin, averaj hedeflerin ve isteklerin çürüklüğünü fark ettim. Bu kadar uzun zaman dilimlerinde gayet ağır bir şekilde bunları kabul edip, yaratılan, ruhunun bir parçasıyla yarattığın bu hapsin parçası olmak isteyen herkesi denedin. Sonuncusu o kadar iyi tuttu ki, kendin de ne olduğunu anlayamadın aslında. Neyse ki lanet hala üzerinde, her seferinde birtakım şeylerin gücüne ne kadar inanırsan inan kopman gerekecek. Her zaman.

Bütün zincirler koptuğu zaman ise her zamanki ambalaj ve etiket, festival havası, günışığı görmeyen bir odada günlerce kalmak, sevişmek.

6.Astronomik Körlük

İlk engel. Yedinci ay. O kadar detaylı ve imge dolu bir andı ki, hiç bulaşmamamız gereken her şeyin kalbinde bulduk kendimizi. O zaman her türlü deneme için çok geç olduğunu fark etmiş olsak da, hayatımda hiç böyle bir şeyle karşılaşmamıştım, hala da karşılaşamadım. İnsanın kendini bir şeye inandırması gerektiğine bu kadar ikna olması ve her fırsatta bunu yapması, bir şeyi zihninde çok derin bir yere gömmesi. Çok büyük bir güç.

Aynı o şarkıda olduğu gibi.

7.Nice Yıllara

İsa’nın doğumu. Hava artık çok erken kararıyor. Vitrinleri hayal meyal hatırlıyorum, ve bilinçakışı her şeyi anlatışımı. 19.**

 

 

 

 

 

 

Yorum bırakın

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun. Tema: Viva Themes tarafından Soho.